teknolojik aletlerle çağdaşlaşamayan duygu ve düşüncelerimi yazamıyorum.
kimbilir…
kimbilir belki bir gün tüm dünyada elektrik kesintisi olur belki bir gün tüm bilgisayarlar birden bire kaybolur.
belkilerim azalır.
bir gün hayat normale döner.
..::Benim Adım Çirkin::..
>teknolojik aletlerle çağdaşlaşamayan duygu ve düşüncelerimi yazamıyorum.
kimbilir…
kimbilir belki bir gün tüm dünyada elektrik kesintisi olur belki bir gün tüm bilgisayarlar birden bire kaybolur.
belkilerim azalır.
bir gün hayat normale döner.
Zorlu engelleri aşarak 17. şampiyonluğa ulaşan Galatasaray, futbolda birçok ilke imza attı. Ligin bitimine 6 hafta kala Teknik Direktör Karl Heinz Feldkamp ile yollarını ayırmasına rağmen kalan bütün maçlarını galibiyetle noktalarken, ‘teknik adam değişikliğine gidip de şampiyon olan ilk takım’ unvanını aldı.
Birçok maçında yabancı futbolcularından yoksun sahaya çıkan Cim Bom, yerli futbolcularla da şampiyonluğa ulaşılabileceğini ispatladı. Maddî imkânlar kadar takım ruhunun ne kadar önemli olduğunu gösterdi. Hakan Şükür, Okan Buruk, Hasan Şaş, Ümit Karan gibi tecrübeli futbolcular yedek kalsalar bile takım arkadaşlarını motive etmesini bildi. Ligin başında şampiyonluğun favorisi olarak gösterilen rakiplerini 6 puan farkla geride bırakan Sarı-Kırmızılılar, gösterdiği azimle herkese örnek oldu. Teknik heyet, oyuncu, yönetim ve taraftar bütünleşmesini sağlayıp, destansı bir başarıyla Türk
ASLAN’IN DERS VEREN ŞAMPİYONLUĞU
2007-08 sezonunu şampiyon olarak kapatan Galatasaray, kazandığı bu zaferle adeta rakiplerine ders verdi. Ligde ve Avrupa’da birçok ilke imza atan Sarı-Kırmızılılar, bu sezon ulaştığı 17. şampiyonluğa zorlu engelleri aşarak uzandı. Maddi imkanlar yerine takım ruhunu ön plana çıkartan Sarı-Kırmızılılar; teknik heyet,

Ligde 79 puan toplayarak Fenerbahçe, Beşiktaş ve Sivasspor’un önünde 6 puan farkla şampiyonluğunu ilan eden Galatasaray, lig tarihinin önemli kuralını da değiştirdi. Türkiye’nin lig tarihinde sezon içinde teknik adam değişikliğine giden hiçbir kulüp, bugüne kadar mutlu sona ulaşamamıştı. Bu yüzden sezon içinde teknik adam değişikliği yapan kulüpler, bir anlamda şampiyonluğu kaybetmeyi de göze alıyordu. Ligin bitimine 6 hafta kala Teknik Direktör Karl Heinz Feldkamp ile yollarını ayıran Sarı-Kırmızılılar, yoluna Futbol AŞ Genel Müdürü Adnan Sezgin ile antrenörler Cevat Güler, Burak Dilmen ve Nezihi Boloğlu ile devam etti. Ligin kalan 6 haftasından 18 puan çıkaran Sarı-Kırmızılılar, Avrupa’da tarihinin en başarılı dönemini yaşayan Fenerbahçe’yi geride bırakarak mutlu sona ulaştı. Bu zaferle Galatasaray, 50 yıllık lig tarihinin bir geleneğini de değiştirmeyi başardı. Sezon başındaki transfer çalışmalarında yabancı futbolcu transferleri genellikle büyük puntolarla gazete sayfalarını süsler. Transfer edilen yerli oyunculara ise çok fazla rağbet edilmez. Galatasaray, bu sezon kazandığı şampiyonlukla bu geleneğe de son verdi. Bir takımın başarısında yabancı oyunculardan çok yerli futbolcuların katkı yapacağını, elde ettiği şampiyonlukla herkese gösterdi. Yabancı transferler Lincoln, Linderoth, Nonda, Ahmet Barusso gibi oyunculara hem büyük ödemeler yapıldı hem de takımdaki yerleri büyük ölçüde garantiydi. Ancak hesapta olmayan sakatlıklar ve form düşüklükleri bu oyuncuları birçok maçta kulübeye mahkum ederken,
Sezon başından itibaren sakatlıklar, ekonomik sıkıntılar, yönetim ve teknik heyet değişikliğine rağmen Cim Bom bütün engelleri aşarak zafere uzanmayı başardı. Birçok maçta oyuncuların öne çıkardığı “takım ruhu”nun oluşmasında ise takım kaptanları Hakan Şükür, Hasan Şaş, Ümit Karan, Ayhan Akman ve Okan Buruk’un büyük katkısı vardı. Sezon içinde sakatlıkları sebebiyle birçok maçta forma giyemeyen yıldızlar, maçlardan önce yaptıkları önemli motivasyonlarla takım arkadaşlarını yalnız bırakmadı. Sivasspor maçından önce ameliyat olan Hasan Şaş, hastaneden kaçıp önce antrenmana, ardından da Sivas’a giderek, takım olmanın önemini hareketleriyle en
Özhan Canaydın’ın
Alyansı neden dördüncü parmağımıza takmalıyız?
Bunun, Çinliler’in anlattığı çok güzel ve inandırıcı bir açıklaması var…
Başparmak, anne-babanızı,
İşaret parmağı, kardeşlerinizi,
Orta parmak, sizi,
Dördüncü parmak (yani yüzük parmağı), hayat arkadaşınızı,
Ve serçe parmak, çocuklarınızı temsil eder.
İlk önce avuçlarınızı birbirine bakacak şekilde açın. Orta parmakları bükün ve sırt sırta birleştirin. Daha sonra kalan dört parmağınızı da şekildeki gibi açıp, uç uca getirin.
Şimdi, anne babanızı temsil eden başparmaklarınızı ayırmaya çalışın… Açılacaktır, çünkü anne babanız sizinle birlikte ömür boyu yaşamayacaktır. Er ya da geç onlardan ayrılmak zorundasınız.
Baş parmaklarınızı önceki gibi birleştirip, kardeşlerinizi temsil eden işaret parmaklarınızı ayırın. Onlar da ayrılacaktır, çünkü kardeşleriniz kendi ailelerini kurup, ayrı bir hayat seçer.
İşaret parmaklarınızı birleştirip, çocuklarınızı temsil eden serçe parmaklarınızı ayırın. Onlar da ayrılıcak, çünkü çocuklar da evlenir ve bir gün kendi hayatlarını kurar.
Son olarak serçe parmaklarınızı birleştirip, eşlerinizi temsil eden yüzük parmaklarınızı ayırmaya çalışın. Ayıramadığınızı görünce şaşıracaksınız. Çünkü karı-kocalar hayat boyu bir arada yaşarlar… İyi günde ve kötü günde…
| Pts | Sal | Çar | Per | Cum | Cts | Paz |
|---|---|---|---|---|---|---|
| « Nis | ||||||
| 1 | 2 | 3 | 4 | |||
| 5 | 6 | 7 | 8 | 9 | 10 | 11 |
| 12 | 13 | 14 | 15 | 16 | 17 | 18 |
| 19 | 20 | 21 | 22 | 23 | 24 | 25 |
| 26 | 27 | 28 | 29 | 30 | 31 | |